İçişleri Bakanı Sayın Osman Güneş'e 16 Mayıs 2007 tarihinde gönderdiğim dilekçe

    16.05.2007

Sayın Osman Güneş,

Annem Türkan Akyüzalp'in bana yönelik ölüm tehditleri devam etmektedir. Annem son olarak beni 16 Mayıs tarihinde saat 20:15 gibi  ... numaralı telefondan benim ... numaralı telefonumu arayarak "Oraya buraya seni tehdit ettiğim için devletten yardım isteyen dilekçeler gönderiyorsun. Görüyorsun Emel'e (Emel Tezyapar'ı kastederek) de bana da birşey olmuyor. Olayı yukardan sağlama aldık. Yaptıramayacağımız şey yok. Kimse bize hesap soramaz. Şimdi eğer eve dönmezsen başına gelecekleri sen düşün." dedi.

Ayrıca "Bizim Kerem'i (Kerem Gürtuna'yı kastederek) üzerine salacağım, sana saldırtacağım, önce dizlerine sıktırıp seni sakat bıraktıracağım bundan da anlamazsan seni öldürteceğim. Kerem benim ortağım. Bu işlerde çok yetenekli, arkasında iz bırakmaz. Bana da (kadın satıcılığında) erkek müşteri bulmada çok yardım ediyor. Onun sayesinde çok para kazanıyorum. Eve gelirsen sana cennet hayatı yaşatırım, gelmezsen seni yaşatmam. Bana yaramayan adamı ben niye yaşatayım." dedi.

Daha önce de makamınıza bildirdiğim gibi annem bu şekilde pek çok tehdit ve saldırıda bulunmuş tehlikeli bir insandır ve kendisi gibi gayriahlaki yaşayan kadın satıcıları, satanistler, mafya ve silahlı psikopatlarla birlik olup beni öldürmek için fırsat kollamaktadır. Kendisinin yakın zamanda adam kaçırma suçu işleyenlerle ortak hareket ettiğini biliyorum. Ayrıca devletin üst kademelerinde görev yapan bazı kişilere yaşlı bir kadın avukat aracılığıyla rüşvet verdiğini ve böylece kendisinin illegal işlerine göz yumulduğunu söylemişti. Ben Türküm Müslümanım, vatanseverim, haysiyetime, şerefime, namusuma, İslam ahlakına düşkün bir insanım. Böyle rezil bir ortama dönmeyi asla kabul etmem.

Devletimizin üst kademelerine sızmış bu karanlık kişilerin ortaya çıkarılmasını, annem ve onunla birlikte organize şekilde hareket eden bu suç örgütünün yakalanması ve faaliyetlerine son verilmesini ve can güvenliğimin sağlanmasını saygılarımla talep ediyorum. 

Saygılarımla,
Ebru Akyüzalp

 

 

Anasayfa