Mahkemenizde görülmekte olan
Bilim Araştırma Vakfı davasının son celsesine annem Zeliha
Türkan Akyüzalp de müdahil taraf tanığı olarak katılmıştır.
Annemin mahkemeniz huzurundaki iddialarına ilişkin beyanlarımı
içeren bir dilekçeyi duruşma sonunda mahkemenize sundum.
Daha sonra ise annem ve babamın Mahkemenize verdiği dilekçeyi
okuma fırsatı buldum. Bu dilekçenin maalesef insanı hayrete
düşüren, akla hayale sığmayacak, asılsız, saçma iddialarla
dolu olduğunu gördüm. Bu nedenle, annemin ve babamın söz
konusu gerçek dışı iddialarıyla ilgili olarak Sayın Mahkemenizi
bir kez daha bilgilendirmek amacıyla bu ikinci dilekçeyi
kaleme almak ihtiyacı hissettim.
Şunu tekrar belirtmek isterim ki ben ülkemizin en seçkin
üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinden mezun
oldum. Tam 32 yaşındayım. Doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek
bilgi tecrübe ve olgunluğa sahibim. Şahsıma yapılacak herhangi
bir saldırıya, mağduriyetime sebep olacak herhangi bir davranışa
nasıl karşılık vereceğimi, hakkımı nasıl koruyacağımı çok
iyi bilmekteyim. Kimsenin bana razı olmayacağım bir şeyi
yaptırması da kesinlikle söz konusu olamaz.
Annemin, "baskı, zorlama, telkin
altında hareket ettiğim", "bazı kişilerce korkutulduğum",
"ailemle görüştürülmediğim" şeklindeki iddiaları tümüyle
gerçek dışıdır. Annem ve babam, dilekçelerinde bu tür asılsız
ithamlarda bulunmanın yanı sıra, ne yazık ki insanı hayrete
düşüren bazı tuhaf, gülünç iddialar da ortaya atmışlar,
bu iddialarla masum insanlara akılalmaz iftiralarda bulunmuşlardır.
Annem ve babamın güya "birilerinin beni cezalandırmak için
saçımı kestiği, susuz bıraktığı" şeklindeki akıl ve mantıkla
bağdaşmayan iddialarının hiçbir gerçeklik payı bulunmamaktadır.
Annem ve babamın, ancak filmlerde rastlanabilecek türden
olayları (tamamen hayal güçlerine dayanarak) Sayın Mahkemeniz
huzuruna getirmiş olmaları, beyanlarına ne derece ihtiyatla
yaklaşılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Dünyaca tanınan, saygın bir
bilim adamı olan Adnan Oktar'ın kitaplarını okurum. Bazı
konferanslarına da dinleyici olarak katılmıştım. Ancak kendisini
şahsen tanımıyorum. Dolayısıyla annem ve babamın Adnan Oktar
ile ilgili iddiaları da temelsiz ve tamamen gerçek dışıdır.
Annem Türkan Akyüzalp, benim
yaşantımı çok yakından bilmektedir. Arkadaşlarımın iyi eğitim
görmüş son derece medeni, aklı başında saygıdeğer insanlar
olduğuna yakından şahittir. Bu gerçeği, defalarca kendisi
de ifade etmiştir.
Ancak annem son zamanlarda
görüştüğü bazı kişilerin etkisi altına girmiştir. Bu davada
yargılanan kişilerden tehdit ve şantajla maddi menfaat temin
etmeye çalışan bu kişiler annemi "Bu davada yargılanan kişiler
çok zengin. Bunlardan rahatlıkla para koparabiliriz" diyerek
kandırıp yönlendirmeye başlamıştır. Bu durumu, içinde bulunduğu
maddi sıkıntıdan kurtulmak için bir fırsat olarak gören
annem, oldukça yaşlı olan babamı da birlikte hareket etmeye
ikna etmiştir. Ardından da kendisi gibi kandırılıp yönlendirilen
kişilerle birlikte hareket ederek mahkemenize gelip ifade
vermiştir.
Sayın Mahkemenizden annem ve
babamın söz konusu iddialarının anlattığım bu gerçekler
doğrultusunda değerlendirilmesini istiyor, baştan sona gerçek
dışı olan bu iddialara itibar edilmemesini talep ediyorum.